Yenilenebilir Enerjinin Gizli Maliyeti

 

Küresel karbondioksit emisyonlarının %41’i elektrik ve ısı üretiminden kaynaklanıyor. Bu nedenle küresel ısınmaya olan etkiyi azaltmak için elektrik ve ısı ihtiyacının fosil kaynaklar yerine karbon emisyonu olmayan kaynaklardan sağlanmalı.

  

Ancak rüzgâr ve güneş santrallerinin de kendilerine has karbon ayak izleri vardır.

Hollanda Leiden Üniversitesinde 2011 yılında yapılan araştırmaya göre Fotovoltaiklerin panel çerçevesi ve diğer malzemeleri enerji üretim alanında diğer tüm teknolojilerden daha çok alüminyuma ihtiyaç duyuyor.

  

Rüzgâr türbinleri üretiminde ise yüklü miktarda nikel kullanılıyor. Nikel ve alüminyum üretim süreçlerinde arındırma ve rafine etme aşamalarında çok yüksek seviyelerde enerji tüketimi olması sebebiyle karbon emisyonu oluyor.

 

Yenilenebilir enerjiye geçişte bu metallere olan ihtiyaç artacağı için otomatik olarak karbon emisyonu da artacak. Yeni santrallerin kurulumu için gerekli olan kaynaklar dikkate alındığında, geçen sene yapılan bir analiz büyük güneş panellerinin yapımında 1 ila 7 yıl içinde, rüzgar santrallerinin yapımında 1 ila 12 yıl içerisinde kömür santrallerine eşdeğer seviyede sera gazı salımı yapıldığını ortaya çıkardı.

 

http://www.scientificamerican.com/article/renewable-energys-hidden-costs/

yenilenebilir metal

 

Paylaş
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on VK