Deniz Ortamına Etkiler

Kömürle veya doğal gazla çalışan termik santrallerin ve nükleer santrallerin önemli miktarda soğutma suyuna ihtiyaçları vardır. Dünyadaki birçok uygulamada deniz kıyısında kurulan enerji santrallerinde bu ihtiyaç deniz suyu ile karşılanmaktadır. Deniz ortamından çekilen soğutma suları,  yoğunlaştırıcı veya kondenserden geçirildikten sonra deniz ortamına geri verilmektedir. Burada soğutma suyu denizden borular içinde alınmakta ve denize tekrar aynı kapalı boru sistemi ile geri verilmektedir. Bu nedenle söz konusu sularda önemli bir organik veya inorganik kirlenme olması söz konusu değildir. Nükleer santraller özelinde deşarj edilen soğutma sularında herhangi bir radyoaktif madde olması söz konusu değildir.

res 1

İçinde Belçika’da bulunan Tihange Nükleer Santrali’nin soğutma suyu ve balıklar olan akvaryum. (Belgium Nuclear Forum)

Kullanılan soğutma sularının deniz ortamına en önemli etkisi termal kirlenmedir. Termal kirlenmenin deniz ortamına etkilerini kontrol altına almak amacıyla termal deşarjlara yasal sınırlandırmalar getirilmiştir.

Türkiye’de termal deşarjlar, 31.12.2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Söz konusu yönetmeliğe göre, soğutma suları, alıcı ortamda yeterli seyreltme kapasitesinin olduğu ayrıntılı mühendislik çalışmaları ile kanıtlandığı takdirde derin deniz deşarjı sistemleri ile bertaraf edilebilmektedir. Derin deniz deşarjı sistemlerinde, soğutma suyu deşarjları en az 20 m derinden yapılmaktadır. Deşarjın yapılacağı derinlik ve deşarj borularının kıyıdan uzaklığı ise yapılan modelleme çalışmaları ile belirlenmektedir.

Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği ile soğutma sularının deniz ortamına deşarj edilmelerine ilişkin kısıtlar da getirilmiştir. Türkiye’de denize deşarj edilecek suların sıcaklığı en fazla 35 ˚C’dir.  Ayrıca, deşarj edilecek soğutma suları, deniz ortamının sıcaklığını Haziran-Eylül aylarını kapsayan yaz döneminde 1 ˚C’den, diğer aylarda ise 2 ˚C den fazla artırmamalıdır. Fakat deniz suyu sıcaklığı 28 0C’nin üzerinde ise, soğutma amaçlı kullanılan deniz suyunun deşarj sıcaklığına herhangi bir sınırlama getirilmemekte ve deşarj edilecek soğutma suyunun alıcı ortam sıcaklığını 3 0C’den fazla artırmayacak şekilde deşarjına izin verilmektedir. Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılan deşarjların deniz ortamına herhangi bir olumsuz etkisi beklenmemektedir.

Akkuyu projesi kapsamında yapılan termal modelleme çalışmaları HYDROTAM-3D modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Söz konusu çalışmada, proje kapsamında kullanılan soğutma suyunun deniz ortamında yayılım ve dağılımı belirlenmiştir. Modelleme çalışmasının başlıca aşamaları şu şekildedir:

  • Proje bölgesinde oşinografik ve meteorolojik koşullar incelenmesi,
  • Meteorolojik veriler ve oşinografik ölçümler kullanılarak proje bölgesinde dalga, akıntı ve rüzgâr özellikleri belirlenmesi,
  • Proje alanının batimetri haritası verileri sayısallaştırılarak model için su derinlik değerlerinin elde edilmesi ve model çözüm ağının oluşturulması,
  • HYDROTAM – 3D sayısal modeli kullanılarak simülasyonların gerçekleştirilmesi

Yapılan modelleme çalışmalarında farklı durumlar için senaryolar oluşturulmuş ve model sonuçları incelenmiştir. Modelleme çalışmasının sonuçlarına göre soğutma suyu deşarjı sonrasında yüzeyde sıcaklık artışının 0,5 0C olacağı öngörülmüştür. Model sonuçları, uygulanacak mühendislik çözümleri ile projenin Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği hükümlerinin karşılayabildiğini göstermektedir. Projenin işletme döneminde ise deniz suyu sıcaklığı ölçümleri sürekli olarak gerçekleştirilecek ve kontrol çalışmaları sürdürülecektir.

Paylaş
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on VK