Arazi Kullanımı

Nükleer santraller, arazi kullanımı açısından diğer enerji kaynaklarına göre daha avantajlıdır. Diğer enerji kaynakları ile karşılaştırıldığında daha az alana ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle ekolojik çevre üzerinde etkileri daha az olmaktadır. Aynı miktar elektrik üretebilmek için nükleer santrallerde 1 km2’ye ihtiyaç varken güneş panelleri için 500 km2, rüzgâr santralleri için 600 km2’ye ihtiyaç duyulmaktadır.

Nükleer santraller, hidroelektrik santrallerin aksine nehir yollarının kaydırılmasına ve arazilerin sular altında kalmasına yol açmazlar [1]. Hidroelektrik santrallerin inşaat aşamasından itibaren sosyo ekonomik etkiler de ortaya çıkmakta, yöre halkının tarım yaptığı araziler suların altında kalmakta ve buna bağlı olarak göç, işsizlik vb. sorunlar çıkmaktadır. Suların altında kalan arazilerin kamulaştırılması neticesinde iç ve dış göç olayları da yaşanmaktadır [2]. Burada sayılan hususların hiçbiri nükleer santral projeleri için geçerli değildir.

Nükleer santrallerin, petrol ve kömür gibi fosil yakıtlarla çalışan termik santraller için yapılan büyük işleme ve depolama alanlarına da ihtiyaçları yoktur [3]. Kömürün çıkarılması sırasında büyük alanlardan toprağın alınıp kömür olmayan alanlara yığılması yanlış arazi kullanımına da neden olmaktadır [4].

 

Referanslar:

[1] Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM): “Enerji Üretimi ve Çevresel Etkileri”, Stratejik Rapor No:14, (2006), s.42

[2] TASAM: “Enerji Üretimi ve Çevresel Etkileri”, Stratejik Rapor No:14, (2006), s.73

[3] TASAM: “Enerji Üretimi ve Çevresel Etkileri”, Stratejik Rapor No:14, (2006), s.42

[4] TASAM: “Enerji Üretimi ve Çevresel Etkileri”, Stratejik Rapor No:14, (2006), s.59

Paylaş
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on VK